| |
Beton, çimento, su, agrega ve
kimyasal veya mineral katkı maddelerinin homojen olarak karıştırılmasından
oluşan, başlangıçta plastik kıvamda olup, şekil verilebilen, zamanla katılaşıp
sertleşerek mukavemet kazanan bir yapı malzemesidir.Betonun mutlak hacmini %70
oranında agrega (kum, çakıl, mıcır), %10 oranında çimento, % 20 oranında su
oluşturur. Gerektiğinde, kimyasal veya mineral katkı malzemesi ilave edilebilir.
Betonu günümüzün en yaygın
taşıyıcı yapı malzemesi yapan özellikleri şöyle sıralamak mümkündür:
- Ucuzluğu,
- Bilgisayar kontrollü
santraller, transmikserler, pompalar... vb. ile üretim, taşıma ve
yerleştirme aşamalarında büyük gelişmelerin sağlanmış olması,
- Şekil verilebilme
kolaylığı,
- Çelik donatı ile
(betonarme) çekme mukavemetinin yetersizliğinin dengelenmesi
- Yüksek basınç dayanımlarına
ulaşılması
- Fiziksel ve kimyasal dış
etkilere karşı dayanıklılığı (uzun ömür, bakım kolaylığı),
- Hafif agrega ile
hafifletilmesi, pigmentlerle renklendirilmesi
- Türkiye'de Beton
Ülkemizin büyük bölümü deprem kuşağında yer almakta, sıkça karşılaşılan
afetlerde büyük can ve mal kaybı yaşanmaktadır. Bu nedenle yapı güvenliği
açısından betonun kalitesi vazgeçilmez bir unsur olarak ön plana
çıkmaktadır. Ülkemizde kullanılan betonların durumu ise hazır beton
teknolojisinin kullanılmasıyla beraber memnuniyet verici gelişmeler
göstermeye başlamıştır. Günümüzde yüksek katlı binaların yapımından
barajlara, prefabrikasyondan metro inşaatlarına kadar geniş bir yelpazede
kullanılan hazır beton, inşaat teknolojisinde vazgeçilmez bir unsur olarak
karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan elle beton dökmenin gayri-ekonomik
olduğunun ve yeterli mukavemet elde edilemediği için büyük riskler
taşıdığının, beton kullanıcılarına anlatılması gerekmektedir. Şubat 2000'de
yürürlüğe giren TS 500 Standardına göre santrallerde üretilen betonun
kullanılması zorunlu hale gelmiştir.
Ülkemizin büyük bir bölümü, bu arada büyük şehirlerin hemen hemen tümü
deprem kuşağında yer almaktadır. 01.01.1998 tarihinde yürürlüğe giren yeni
deprem yönetmeliği bu durumu göz önüne alarak, yapı kalitesinin yükseltilmesi
ve depreme gerçekten dayanıklı binalar üretilmesi için deprem bölgelerinde
kullanılacak en düşük beton dayanım sınıfını C 20 olarak belirlemiş,
asgari beton sınıflarının C 30 düzeyine çıkarılması ve bu sınıftan daha
düşük betonların deprem bölgelerinde kullanılmasına izin verilmemesi
gereklidir.
Yüksek teknoloji kullanılarak hazırlanan, içindeki karışım oranları
bilgisayarlarla kontrol edilen, malzeme kalitesi, standartlara uygun,
taşınması ve gerekli yerlere ulaşması transmikser ve pompalar vasıtasıyla
iyice kolaylaşan ve bütün bunları hızlı ve ekonomik şekilde gerçekleştiren
hazır beton teknolojisi, günden güne yaygınlaşmakta ve inşaat sektörünün
vazgeçilmez unsurlarından biri olmaktadır.
- Betonun Bileşenleri
Betonu oluşturan hammaddeler çimento, su, agrega (kum, çakıl, kırma taş),
kimyasal katkılar ve mineral katkılardır. Kimyasal katkılarla
(akışkanlaştırıcı, priz geciktirici, geçirimsizlik sağlayıcı, antifriz,... )
mineral katkılar (taş unu, tras, yüksek fırın cürufu, uçucu kül, silis
dumanı,...) betonun performansını istediğimiz yönde iyileştiren çağdaş
teknoloji unsurlarıdır.
Çimentoyla suyun karışımından oluşan çimento hamuru zamanla katılaşıp
sertleşerek agrega tanelerini (kum, çakıl, kırmataş) bağlar, yapıştırır,
böylece betonun mukavemet kazanmasına imkan verir. Dolayısıyla betonun
mukavemeti,
- Çimento hamurunun mukavemetine
- Agrega tanelerinin mukavemetine
- Agrega taneleri ile çimento hamuru arasındaki yapışmanın gücüne (aderans)
bağlıdır.
- Çimento
Çimento, ana hammaddeleri kalkerle kil olan ve mineral parçalarını (kum,
çakıl, tuğla, briket ..vs) yapıştırmada kullanılan bir malzemedir.
Çimentonun bu yapıştırma özelliğini yerine getirebilmesi için mutlaka suya
ihtiyaç vardır. Çimento, su ile reaksiyona girerek sertleşen bir
bağlayıcıdır. Kırılmış kalker, kil ve gerekiyorsa demir cevheri ve / veya
kum katılarak öğütülüp toz haline getirilir. Bu malzeme 1400-1500°C'de döner
fırınlarda pişirilir. Meydana gelen ürüne "klinker" denir. Daha sonra
klinkere bir miktar alçı taşı eklenip (%4-5 oranında) çok ince toz halinde
öğütülerek Portland Çimentosu elde edilir. Katkılı çimento üretiminde;
klinker ve alçı taşı dışında, çimento tipine göre tek veya birkaçı bir arada
olmak üzere tras, yüksek fırın cürufu, uçucu kül, silis dumanı vb. katılır.
Çimento birçok beton karışımında hacimce en küçük yeri işgal eden
bileşendir; ancak beton bileşenleri içinde en önemlisidir. Beton üretiminde
kullanılacak çimento TS EN 197-1'e uygun olmalıdır.
Buradaki "puzolanik maddeler" deyimi, kendi başlarına hidrolik bağlayıcı
olmadıkları halde, ince olarak öğütüldüklerinde rutubetli ortamda ve normal
sıcaklıkta kalsiyum hidroksit ile reaksiyona girerek bağlayıcı özelikte
bileşikler oluşturan maddeleri ifade etmektedir. Yüksek fırın cürufu, demir-çelik üretiminde yüksek fırınlarda oluşan ve
uygun şekilde aktifleştirildiğinde hidrolik özelikler gösteren ve kütlece en
az 2/3 oranında camsı cüruf ihtiva eden suni bir puzolandır. Uçucu kül ise, pulverize kömür yakılan fırınlardan atılan baca gazından, toz
partiküllerinin elektrostatik veya mekanik olarak çöktürülmesiyle elde
edilen suni bir puzolanik maddedir.
Slis dumanı katkısı, yüksek miktarda amorf silisyum dioksit ihtiva eden çok
ince küresel partiküllerden oluşan suni bir puzolanik maddedir.
CEM III : Yüksek Fırın Cüruflu Çimento : Yüksek fırın cüruflu çimento, %36
ile %95 arasında belirtilen oranlarda cürufun ve portland çimentosu
klinkerinin, priz düzenleyici olarak kalsiyum sülfatın katılarak öğütülmesi
sonucunda elde edilen hidrolik bir bağlayıcıdır.
CEM IV : Puzolanik Çimento : Birden fazla mineral katkı kullanılarak
hazırlanan çimentodur.
CEM V : Kompoze Çimento : Kompoze çimento, çeşitli oranlarda portland
çimentosu klinkeri ve katkı maddelerin, priz düzenleyici olarak da kalsiyum
sülfatın katılarak öğütülmesi sonucunda elde edilen hidrolik bağlayıcıdır.
TS EN 197 - 1'e göre Çimento Tipi İşaretlendirme Örneği:

Çimento Cinsi: CEM I, CEM II, CEM III, CEM IV, CEM V
Mineral içerme Derecesi: A: Çimentonun en az mineral katkı içeren tipi
B:Çimentonun A tipinden daha fazla mineral katkı içeren tipi C:Çimentonun B
tipinden daha fazla mineral katkı içeren tipi
Alt Tip - İkinci Bileşen: Bu gruba çimentoya eklenen mineral grupları
dahildir. Aşağıdaki tabloda minerallerin notasyonları verilmektedir. Norm Dayanımı: 32.5 MPa, 42.5MPa, 52.5MPa
|
Klinker |
Y.Fırın
Curufu |
Silisli
Dumanı |
Doğal
Puzolan |
Endüstriyel
Puzolan |
Silisli (F)
Uçucu
Kül |
Kalkersi
Uçucu Kül |
Pimiş
Şist |
Kalker |
Kalker |
|
K |
S |
D |
P |
Q |
V |
W |
T |
L |
LL |
Alt Sınıf: N(normal erken dayanım), R( yüksek erken dayanım) Beton bileşiminde kullanılacak çimentonun seçimi, sertleşmiş betonun
etkisinde kalacağı ortam şartları dikkate alınarak TS EN 206-1 beton
standardına göre yapılır.
- Agrega
Beton üretiminde kullanılan kum, çakıl, kırmataş gibi malzemelerin genel adı
agregadır. Beton içinde hacimsel olarak %60-75 civarında yer işgal eden
agrega önemli bir bileşendir. Agregalar tane boyutlarına göre ince (kum,
kırma kum., gibi) ve kaba (çakıl kırmataş... gibi) agregalar olarak ikiye
ayrılır. Agregalarda aranan en önemli özellikler şunlardır:
- Sert, dayanıklı ve boşluksuz olmaları,
- Zayıf taneler içermemeleri (deniz kabuğu, odun, kömür... gibi)
- Basınca ve aşınmaya mukavemetli olmaları,
- Toz, toprak ve betona zarar verebilecek maddeler içermemeleri,
- Yassı ve uzun taneler içermemeleri,
- Çimentoyla zararlı reaksiyona girmemeleridir.
Agreganın kirli (kil, silt, mil, toz,...) olması aderansı olumsuz
etkilemekte, ayrıca bu küçük taneler su ihtiyacını da arttırmaktadır. Beton agregalarında elek analizi, yassılık, özgül ağırlık ve su emme gibi
deneyler uygun aralıklarla yapılarak kalite sürekliliği takip edilmelidir.
Betonda kullanılacak agregalar TS 706 EN 12620'ye uygun olmalıdır.
- Beton Karışım Suyu
Beton üretiminde kullanılan karışım suyunun iki önemli işlevi vardır:
- Kuru haldeki çimento ve agregayı plastik, işlenebilir bir kütle haline
getirmek.
- Çimento ile kimyasal reaksiyon yaparak plastik kütlenin sertleşmesini
sağlamak.
Kıvam m3'e giren su miktarına bağlıdır. Hatırlanacağı üzere beton mukavemeti
su/çimento oranına bağlıdır. İşte bu sebeple şantiyeye teslimi yapılan taze
betona daha fazla kıvam kazandırmak amacıyla fazladan su katmak betonun
mukavemetini yok eder.
Genel olarak içilebilir nitelik taşıyan bütün sular betonda kullanıma
uygundur. Ancak, betonda kullanılacak suyun içilebilir özellikte olması şart
değildir. Betondan geri kazanılmış sular, kaynak maddeler betonda istenmeyen etkiler yaratabilir. Karışım suyunun analizlerle
belirlenmesi ve kalitesinin belli aralıklarla denetlenmesi şarttır. Beton
üretiminde kullanılan karma suyunun kalitesi, betonun priz süresi, dayanım
kazanma hızı ve donatının korozyona karşı korunmasını etkileyebilir.
Bilinmeyen kalitedeki bir suyun, beton üretimi için karma suyu olarak
uygunluğunun tayininde suyun bileşimi ve imal edilecek betonun kullanım yeri
dikkate alınmalıdır.
Betonun bünyesinde çimento ile reaksiyona girmeyen fazla suyun bıraktığı
boşluklar yalnız dayanımı düşürmekle kalmamaktadır. Boşluklardan içeri giren
zararlı unsurlar (klor, sülfat vb. zararlı etkenler) beton ve donatıya zarar
vermekte ve betonun ömrünü kısaltmaktadır.
- Katkılar
Betonun özelliklerini geliştirmek üzere üretim sırasında veya dökümden önce
transmiksere az miktarda ilave edilen maddelere katkı adı verilir. Katkı
maddelerini kökenine göre kimyasal ve mineral katkılar olarak ikiye ayırmak
mümkündür:
-
Kimyasal Katkılar
Kimyasal katkıların özellikleri TS EN 934-2 'ye göre belirlenir.
Kimyasal katkıların belli çeşitleri aşağıda sıralanmıştır:
- Su Azaltıcılar (Akışkanlaştırıcılar)
Betonda aynı kıvamın veya
işlenebilirliğin daha az su ile elde edilmesini sağlarlar. Taze betonda
kullanılan su miktarı azaldıkça betonun dayanımı artar. Azalttığı su miktarı
ile orantılı olarak normal ve süper olarak ayrılırlar.
- Priz Geciktiriciler
Taze betonun katılaşmaya başlama süresini uzatırlar. Uzun mesafeye taşınan
betonlar veya sıcak hava dökümleri için yararlıdırlar.
- Priz Hızlandırıcılar
Priz geciktiricilerin aksine, bu katkılar betonun katılaşma süresini
kısaltırlar. Bazı uygulamalarda, erken kalıp almada ve soğuk hava dökümlerinde don olayı başlamadan betonun
katılaşmış olmasını sağlamak için kullanılırlar.
-
Antifrizler Betonun donmava karsı kendisini kendisini korumasını ve geç priz almamasınız
sağlar. Antifriz suyun donma sıcaklığının üzerindeki hava sıcaklığında
kullanılmalıdır. Eğer hava sıcaklığı suyun donma sıcaklığının altında ise ek
tedbirler alınmalıdır..
- Hava Sürükleyici Katkılar
Beton içinde çok küçük boyutlu ve eşit dağılan hava kabarcıkları oluşturarak
betonun geçirimsizliğini ve dona karşı direncini ve işlenebilirliğini
artırır.
- Su Geçirimsizlik Katkıları
Sınırlı miktarda hava sürükleyen katkılardır ancak yerine yerleşmiş betonun
su sızdırmazlığının sağlanması uygun yerleştirme tekniğinin iyi bir şekilde
yapılmasına bağlıdır.
Bazı betonlarda birden fazla katkı türü birlikte kullanılabilir. Ancak bu
katkıların birbirlerinin etkilerini bozmadıkları denenmelidir. Kimyasal
katkılar, yukarıda bahsedilen etkilerinden dolayı bütün inşaat sektöründe
betonun ayrılmaz parçası olmuştur.
-
Mineral Katkılar
Çimento gibi öğütülmüş toz halde silolarda depolanan cüruf, uçucu kül, silis
dumanı, taş unu... vb. çeşitli maddelere 'Mineral Katkı' adı verilir.
Mineral katkılar tek başına iken çimento gibi bağlayıcılık özelliği
taşımazlar fakat birlikte kullanıldıklarında çimentoya benzer görev
yaparlar, dolayısıyla çimento ekonomisi sağlarlar. Mineral katkılardan
yüksek dayanımlı beton üretiminde de yararlanılır.
- Betonda Aranan Özellikler
Bu özellikleri iki grupta sınıflandırmak mümkündür:
- Taze Betonda:
- İşlenebilme özelliği, uygun kıvam
- Taze betonun sıcaklığı
- Agrega maksimum tane büyüklüğü
- Homojenlik, kıvam kaybı, hava miktarı,
- Birim ağırlık
-
Sertleşmiş Betonda:
- Dayanım (basınç, çekme, eğilme, yarılma mukavemetleri)
- Dış etkenlere karşı dayanıklılık (geçirimsizlik, aşınmaya dayanıklılık)
- Donma ve çözülmeye dayanıklılık
- Hafiflik veya ağırlık
- Isı, ses yalıtımı ve estetik (Brüt betonda dış görünüş)
- Ekonomi
|