Telefon

:

0 (212) 289 70 10

Faks

:

0 (212) 289 68 59

E Posta

info@bogazicibeton.com

Teknik Bilgiler - Beton

  Beton, çimento, su, agrega ve kimyasal veya mineral katkı maddelerinin homojen olarak karıştırılmasından oluşan, başlangıçta plastik kıvamda olup, şekil verilebilen, zamanla katılaşıp sertleşerek mukavemet kazanan bir yapı malzemesidir.

Betonun mutlak hacmini %70 oranında agrega (kum, çakıl, mıcır), %10 oranında çimento, % 20 oranında su oluşturur. Gerektiğinde, kimyasal veya mineral katkı malzemesi ilave edilebilir.

Betonu günümüzün en yaygın taşıyıcı yapı malzemesi yapan özellikleri şöyle sıralamak mümkündür:

  • Ucuzluğu,
  • Bilgisayar kontrollü santraller, transmikserler, pompalar... vb. ile üretim, taşıma ve yerleştirme aşamalarında büyük gelişmelerin sağlanmış olması,
  • Şekil verilebilme kolaylığı,
  • Çelik donatı ile (betonarme) çekme mukavemetinin yetersizliğinin dengelenmesi
  • Yüksek basınç dayanımlarına ulaşılması
  • Fiziksel ve kimyasal dış etkilere karşı dayanıklılığı (uzun ömür, bakım kolaylığı),
  • Hafif agrega ile hafifletilmesi, pigmentlerle renklendirilmesi
  1. Türkiye'de Beton

    Ülkemizin büyük bölümü deprem kuşağında yer almakta, sıkça karşılaşılan afetlerde büyük can ve mal kaybı yaşanmaktadır. Bu nedenle yapı güvenliği açısından betonun kalitesi vazgeçilmez bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır. Ülkemizde kullanılan betonların durumu ise hazır beton teknolojisinin kullanılmasıyla beraber memnuniyet verici gelişmeler göstermeye başlamıştır. Günümüzde yüksek katlı binaların yapımından barajlara, prefabrikasyondan metro inşaatlarına kadar geniş bir yelpazede kullanılan hazır beton, inşaat teknolojisinde vazgeçilmez bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan elle beton dökmenin gayri-ekonomik olduğunun ve yeterli mukavemet elde edilemediği için büyük riskler taşıdığının, beton kullanıcılarına anlatılması gerekmektedir. Şubat 2000'de yürürlüğe giren TS 500 Standardına göre santrallerde üretilen betonun kullanılması zorunlu hale gelmiştir.

    Ülkemizin büyük bir bölümü, bu arada büyük şehirlerin hemen hemen tümü deprem kuşağında yer almaktadır. 01.01.1998 tarihinde yürürlüğe giren yeni deprem yönetmeliği bu durumu göz önüne alarak, yapı kalitesinin yükseltilmesi ve depreme gerçekten dayanıklı binalar üretilmesi için deprem bölgelerinde kullanılacak en düşük beton dayanım sınıfını C 20 olarak belirlemiş, asgari beton sınıflarının C 30 düzeyine çıkarılması ve bu sınıftan daha düşük betonların deprem bölgelerinde kullanılmasına izin verilmemesi gereklidir.

    Yüksek teknoloji kullanılarak hazırlanan, içindeki karışım oranları bilgisayarlarla kontrol edilen, malzeme kalitesi, standartlara uygun, taşınması ve gerekli yerlere ulaşması transmikser ve pompalar vasıtasıyla iyice kolaylaşan ve bütün bunları hızlı ve ekonomik şekilde gerçekleştiren hazır beton teknolojisi, günden güne yaygınlaşmakta ve inşaat sektörünün vazgeçilmez unsurlarından biri olmaktadır.

  2. Betonun Bileşenleri

    Betonu oluşturan hammaddeler çimento, su, agrega (kum, çakıl, kırma taş), kimyasal katkılar ve mineral katkılardır. Kimyasal katkılarla (akışkanlaştırıcı, priz geciktirici, geçirimsizlik sağlayıcı, antifriz,... ) mineral katkılar (taş unu, tras, yüksek fırın cürufu, uçucu kül, silis dumanı,...) betonun performansını istediğimiz yönde iyileştiren çağdaş teknoloji unsurlarıdır.

    Çimentoyla suyun karışımından oluşan çimento hamuru zamanla katılaşıp sertleşerek agrega tanelerini (kum, çakıl, kırmataş) bağlar, yapıştırır, böylece betonun mukavemet kazanmasına imkan verir. Dolayısıyla betonun mukavemeti,

    • Çimento hamurunun mukavemetine
    • Agrega tanelerinin mukavemetine
    • Agrega taneleri ile çimento hamuru arasındaki yapışmanın gücüne (aderans) bağlıdır.


    1. Çimento

      Çimento, ana hammaddeleri kalkerle kil olan ve mineral parçalarını (kum, çakıl, tuğla, briket ..vs) yapıştırmada kullanılan bir malzemedir. Çimentonun bu yapıştırma özelliğini yerine getirebilmesi için mutlaka suya ihtiyaç vardır. Çimento, su ile reaksiyona girerek sertleşen bir bağlayıcıdır. Kırılmış kalker, kil ve gerekiyorsa demir cevheri ve / veya kum katılarak öğütülüp toz haline getirilir. Bu malzeme 1400-1500°C'de döner fırınlarda pişirilir. Meydana gelen ürüne "klinker" denir. Daha sonra klinkere bir miktar alçı taşı eklenip (%4-5 oranında) çok ince toz halinde öğütülerek Portland Çimentosu elde edilir. Katkılı çimento üretiminde; klinker ve alçı taşı dışında, çimento tipine göre tek veya birkaçı bir arada olmak üzere tras, yüksek fırın cürufu, uçucu kül, silis dumanı vb. katılır. Çimento birçok beton karışımında hacimce en küçük yeri işgal eden bileşendir; ancak beton bileşenleri içinde en önemlisidir. Beton üretiminde kullanılacak çimento TS EN 197-1'e uygun olmalıdır.

      Buradaki "puzolanik maddeler" deyimi, kendi başlarına hidrolik bağlayıcı olmadıkları halde, ince olarak öğütüldüklerinde rutubetli ortamda ve normal sıcaklıkta kalsiyum hidroksit ile reaksiyona girerek bağlayıcı özelikte bileşikler oluşturan maddeleri ifade etmektedir.
      Yüksek fırın cürufu, demir-çelik üretiminde yüksek fırınlarda oluşan ve uygun şekilde aktifleştirildiğinde hidrolik özelikler gösteren ve kütlece en az 2/3 oranında camsı cüruf ihtiva eden suni bir puzolandır.
      Uçucu kül ise, pulverize kömür yakılan fırınlardan atılan baca gazından, toz partiküllerinin elektrostatik veya mekanik olarak çöktürülmesiyle elde edilen suni bir puzolanik maddedir.

      Slis dumanı katkısı, yüksek miktarda amorf silisyum dioksit ihtiva eden çok ince küresel partiküllerden oluşan suni bir puzolanik maddedir.

      CEM III : Yüksek Fırın Cüruflu Çimento : Yüksek fırın cüruflu çimento, %36 ile %95 arasında belirtilen oranlarda cürufun ve portland çimentosu klinkerinin, priz düzenleyici olarak kalsiyum sülfatın katılarak öğütülmesi sonucunda elde edilen hidrolik bir bağlayıcıdır.

      CEM IV : Puzolanik Çimento : Birden fazla mineral katkı kullanılarak hazırlanan çimentodur.

      CEM V : Kompoze Çimento : Kompoze çimento, çeşitli oranlarda portland çimentosu klinkeri ve katkı maddelerin, priz düzenleyici olarak da kalsiyum sülfatın katılarak öğütülmesi sonucunda elde edilen hidrolik bağlayıcıdır.

      TS EN 197 - 1'e göre Çimento Tipi İşaretlendirme Örneği:



      Çimento Cinsi: CEM I, CEM II, CEM III, CEM IV, CEM V

      Mineral içerme Derecesi: A: Çimentonun en az mineral katkı içeren tipi B:Çimentonun A tipinden daha fazla mineral katkı içeren tipi C:Çimentonun B tipinden daha fazla mineral katkı içeren tipi

      Alt Tip - İkinci Bileşen: Bu gruba çimentoya eklenen mineral grupları dahildir. Aşağıdaki tabloda minerallerin notasyonları verilmektedir.
      Norm Dayanımı: 32.5 MPa, 42.5MPa, 52.5MPa

      Klinker

      Y.Fırın

      Curufu

      Silisli

      Dumanı

      Doğal

      Puzolan

      Endüstriyel

      Puzolan

      Silisli (F)

      Uçucu

      Kül

      Kalkersi

      Uçucu Kül

      Pimiş

      Şist

      Kalker

      Kalker

      K S D P Q V W T L LL


      Alt Sınıf: N(normal erken dayanım), R( yüksek erken dayanım)
      Beton bileşiminde kullanılacak çimentonun seçimi, sertleşmiş betonun etkisinde kalacağı ortam şartları dikkate alınarak TS EN 206-1 beton standardına göre yapılır.

    2. Agrega

      Beton üretiminde kullanılan kum, çakıl, kırmataş gibi malzemelerin genel adı agregadır. Beton içinde hacimsel olarak %60-75 civarında yer işgal eden agrega önemli bir bileşendir. Agregalar tane boyutlarına göre ince (kum, kırma kum., gibi) ve kaba (çakıl kırmataş... gibi) agregalar olarak ikiye ayrılır. Agregalarda aranan en önemli özellikler şunlardır:

      • Sert, dayanıklı ve boşluksuz olmaları,
      • Zayıf taneler içermemeleri (deniz kabuğu, odun, kömür... gibi)
      • Basınca ve aşınmaya mukavemetli olmaları,
      • Toz, toprak ve betona zarar verebilecek maddeler içermemeleri,
      • Yassı ve uzun taneler içermemeleri,
      • Çimentoyla zararlı reaksiyona girmemeleridir.

      Agreganın kirli (kil, silt, mil, toz,...) olması aderansı olumsuz etkilemekte, ayrıca bu küçük taneler su ihtiyacını da arttırmaktadır.
      Beton agregalarında elek analizi, yassılık, özgül ağırlık ve su emme gibi deneyler uygun aralıklarla yapılarak kalite sürekliliği takip edilmelidir. Betonda kullanılacak agregalar TS 706 EN 12620'ye uygun olmalıdır.


    3. Beton Karışım Suyu

      Beton üretiminde kullanılan karışım suyunun iki önemli işlevi vardır:

      1. Kuru haldeki çimento ve agregayı plastik, işlenebilir bir kütle haline getirmek.
      2. Çimento ile kimyasal reaksiyon yaparak plastik kütlenin sertleşmesini sağlamak.

      Kıvam m3'e giren su miktarına bağlıdır. Hatırlanacağı üzere beton mukavemeti su/çimento oranına bağlıdır. İşte bu sebeple şantiyeye teslimi yapılan taze betona daha fazla kıvam kazandırmak amacıyla fazladan su katmak betonun mukavemetini yok eder.

      Genel olarak içilebilir nitelik taşıyan bütün sular betonda kullanıma uygundur. Ancak, betonda kullanılacak suyun içilebilir özellikte olması şart değildir. Betondan geri kazanılmış sular, kaynak maddeler betonda istenmeyen etkiler yaratabilir. Karışım suyunun analizlerle belirlenmesi ve kalitesinin belli aralıklarla denetlenmesi şarttır. Beton üretiminde kullanılan karma suyunun kalitesi, betonun priz süresi, dayanım kazanma hızı ve donatının korozyona karşı korunmasını etkileyebilir. Bilinmeyen kalitedeki bir suyun, beton üretimi için karma suyu olarak uygunluğunun tayininde suyun bileşimi ve imal edilecek betonun kullanım yeri dikkate alınmalıdır.

      Betonun bünyesinde çimento ile reaksiyona girmeyen fazla suyun bıraktığı boşluklar yalnız dayanımı düşürmekle kalmamaktadır. Boşluklardan içeri giren zararlı unsurlar (klor, sülfat vb. zararlı etkenler) beton ve donatıya zarar vermekte ve betonun ömrünü kısaltmaktadır.


    4. Katkılar

      Betonun özelliklerini geliştirmek üzere üretim sırasında veya dökümden önce transmiksere az miktarda ilave edilen maddelere katkı adı verilir. Katkı maddelerini kökenine göre kimyasal ve mineral katkılar olarak ikiye ayırmak mümkündür:

      1. Kimyasal Katkılar

        Kimyasal katkıların özellikleri TS EN 934-2 'ye göre belirlenir.

        Kimyasal katkıların belli çeşitleri aşağıda sıralanmıştır:
        1. Su Azaltıcılar (Akışkanlaştırıcılar)
          Betonda aynı kıvamın veya işlenebilirliğin daha az su ile elde edilmesini sağlarlar. Taze betonda kullanılan su miktarı azaldıkça betonun dayanımı artar. Azalttığı su miktarı ile orantılı olarak normal ve süper olarak ayrılırlar.
        2. Priz Geciktiriciler
          Taze betonun katılaşmaya başlama süresini uzatırlar. Uzun mesafeye taşınan betonlar veya sıcak hava dökümleri için yararlıdırlar.
        3. Priz Hızlandırıcılar
          Priz geciktiricilerin aksine, bu katkılar betonun katılaşma süresini kısaltırlar. Bazı uygulamalarda,
          erken kalıp almada ve soğuk hava dökümlerinde don olayı başlamadan betonun katılaşmış olmasını
          sağlamak için kullanılırlar.
        4. Antifrizler
          Betonun donmava karsı kendisini kendisini korumasını ve geç priz almamasınız sağlar. Antifriz suyun donma sıcaklığının üzerindeki hava sıcaklığında kullanılmalıdır. Eğer hava sıcaklığı suyun donma sıcaklığının altında ise ek tedbirler alınmalıdır..
        5. Hava Sürükleyici Katkılar
          Beton içinde çok küçük boyutlu ve eşit dağılan hava kabarcıkları oluşturarak betonun geçirimsizliğini ve dona karşı direncini ve işlenebilirliğini artırır.
        6. Su Geçirimsizlik Katkıları
          Sınırlı miktarda hava sürükleyen katkılardır ancak yerine yerleşmiş betonun su sızdırmazlığının sağlanması uygun yerleştirme tekniğinin iyi bir şekilde yapılmasına bağlıdır.

        Bazı betonlarda birden fazla katkı türü birlikte kullanılabilir. Ancak bu katkıların birbirlerinin etkilerini bozmadıkları denenmelidir. Kimyasal katkılar, yukarıda bahsedilen etkilerinden dolayı bütün inşaat sektöründe betonun ayrılmaz parçası olmuştur.

      2. Mineral Katkılar

        Çimento gibi öğütülmüş toz halde silolarda depolanan cüruf, uçucu kül, silis dumanı, taş unu... vb. çeşitli maddelere 'Mineral Katkı' adı verilir. Mineral katkılar tek başına iken çimento gibi bağlayıcılık özelliği taşımazlar fakat birlikte kullanıldıklarında çimentoya benzer görev yaparlar, dolayısıyla çimento ekonomisi sağlarlar. Mineral katkılardan yüksek dayanımlı beton üretiminde de yararlanılır.
     
  3. Betonda Aranan Özellikler

    Bu özellikleri iki grupta sınıflandırmak mümkündür:

    1. Taze Betonda:
      • İşlenebilme özelliği, uygun kıvam
      • Taze betonun sıcaklığı
      • Agrega maksimum tane büyüklüğü
      • Homojenlik, kıvam kaybı, hava miktarı,
      • Birim ağırlık

    2. Sertleşmiş Betonda:
      • Dayanım (basınç, çekme, eğilme, yarılma mukavemetleri)
      • Dış etkenlere karşı dayanıklılık (geçirimsizlik, aşınmaya dayanıklılık)
      • Donma ve çözülmeye dayanıklılık
      • Hafiflik veya ağırlık
      • Isı, ses yalıtımı ve estetik (Brüt betonda dış görünüş)
      • Ekonomi

 

[ Ana Sayfa ] [ Hakkımızda ] [ Ürünlerimiz ] [ Teknik Bilgiler ] [ Kalite ] [ Mintur ] [ Referanslar ] [ İletişim ]

© 2008 Boğaziçi Beton, tüm hakları saklıdır.

Tasarım ve Programlama TVITnet